Tarih önemlidir. Çünkü tekrar eder yada ibret alınır çizgisi kırılır. Bu sebeple bilmek lazım gelir geçmişi ve o dönem yapılanları. Çünkü bir köprüdür tarih, bize geçmişin doğru ve yanlışlarını taşır.

 

Orgeneral Edmund Allenby

Bundan 100 yıl öncesine dönmek lazım önce. 1917 yılının 9 Aralık günü Osmanlı artık savunamayacağı Kudüs’ü bıraktı. İki gün sonra pusuda bekleyen çakallar misali kente İngilizler üşüştü. İngiliz kuvvetinin başında ise Orgeneral Edmund Allenby vardı.

 

Mağrurlanan İngiliz komutan soluğu Selahattin Eyyübi’nin sandukasının başında aldı. Mezarı tekmelerken tüm küstahlığını sergilemek ister gibiydi. Sefillik timsali ağzından şu sözler döküldü. “Kalk Selahaddin biz yine geldik”

 

Benzer bir örnek de iki yıl sonra 1919 senesinin 8 Temmuz’unda yaşandı. Bu defa işgal edilen şehrin adı Bursa’ydı… Yunanistan başbakanı Venizelos’un subay oğlu Sofoklis işgal ordularının komutanlarından biriydi. Yanına aldığı birkaç asker ve fotoğrafçıyla birlikte Osman Gazi’nin sandukasının başında bitti.

 

Yunan askerleri türbenin kapısını kırar ve içeri girdi. Yunan Başbakan’ın oğlu Sofoklis,

 

Eyyübi türbesindeki İngiliz küstahlığını aratmayacak pespayelikte adımını attı türbeye.

 

 

Osman Gazi’nin sandukasını hayvanları utandıracak bayağılıkla tekmeledi. “Koca Osman! Kurduğun devleti yıktık. Seni öldürmeye geldim…” dedi. Üstüne üstlük özel olarak getirdiği fotoğrafçısına türbe önünde poz verdi. O fotoğrafı Atina’ya “Ordularımız Bursa’ya hakimdir. Şu anda Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman ayaklarımın altındadır. Bizans’ın intikamını aldım.” notuyla birlikte gönderdi.

 

Bu iki sefillik timsali örnekten sonra akıllara gelen onlarca soru var. En akıl kurcalayan ise en yakın zamana dair olanı.

 

Batı’nın taşeronu olduğundan şüphe duyulmayan FETÖ’cü teröristler 15 Temmuz darbe ve işgal girişimlerinde başarılı olsaydı ne yapacaklardı? Acaba hangi mezarı hangi soysuz çizme çiğneyecek, hangi kırılası ayaklar neyin intikamı için tekme savuracaktı?

 

Ümit ÇETİN